Anadol Kitabı Önsözü

Bülent KOÇOĞLU / Ankara - Nisan 2006

Sevgili Anadol Dostları;

Bu kitapcığın hazırlanması 1980 yıllarına dayanıyor.

Köy öğretmenliği yaptığım dönemde aldığım yerli otomobiller  birkaç yıl sonra köylerin çamurlu yollarına dayanamadı. Sonunda eski bir dostun önerisi ile ANADOL ile tanıştım. 1982 yılında aldığım ilk Anadol’u görev yaptığım köy okulunun önüne çektiğimde, gerek  öğretmen arkadaşlarım, gerekse köylü vatandaşlar dudak bükerek  “Yahu bu Hoca’nın hiç aklı yok mu? Eşeklerin bile kemirdiği bir araba almış” diye mırıldandıklarını hiç unutamam. Bülent Koçoğlu

Fakat , o günden itibaren Anadol benim sevgilim oldu. 5 yıl boyunca  yağmur, kar, çamur, yük  demedi. Hem benim hizmetime koştu, hem de köylünün ambulansı, düğün arabası, okulun resmi arabası oldu. Anadol’u dıştan görüp burun kıvıranlar, Anadol’a bindiklerinde Anadol’un rahatlığını ve güvenirliğini gördüler.

Bu süre içinde Anadol’um beni hiç üzmedi, hiç yolda bırakmadı. Arıza yapacağını, bakıma ihtiyacı olduğunu bana en ez 15 gün öncesinden haber(!!!) verdi. Köy hizmetim bitip, Ankara merkeze yerleştiğimizde, tüm aile nedense Anadol’a karşı bir seferberlik ilan etti. Artık  Anadol’u istemiyorlardı. Baskılara bir yıl dayanabildim. Sonunda güzel yeşil Anadol’umu satmak zorunda kaldım. Birkaç ay sonra o güzel yeşil Anadol’umu kesilmiş, kamyonet yapılmış, sebze hali yolunda gördüğümde üzüntümü anlatamam. O günden beri Anadol bende bir tutku oldu. Ne zaman trafikte temiz bir Anadol  görsem, farkında olmadan peşine takılıp, takip ediyordum. Anadol’umu sattıktan beş yıl sonra bir gece sokakta üzerinde “satılık” kağıdı olan, muhtemelen birkaç aydır terk edilmiş, ama çok temiz bir Anadol gördüm. Telefon numarasını not aldım, o gece o Anadol rüyama girdi. Sabah, ilk işim o Anadol’un sahibini bulmak oldu. İlk  sahibinin vefat etmiş bir ordu mensubu olduğunu, sahibinin bu araca çocuğu gibi baktığını, ancak, eşinin bu aracı görmeye dayanamadığı öğrendim. Hiç tereddüt etmeden belki de piyasa değerinin çok üstünde bir fiyata hemen Anadolu aldım. İlk  yirmi gün hiçbir şey yapmadım. Arabayı her sabah yıkadım, temizledim, evimin önüne çekip sevgi ve hayranlıkla seyrettim.

Bu sevgi, 1998 yılında "anadol.gen.tr" (bugün: www.anadol.org) internet sitesinin tarafımdan kurulması ile devam ediyor. İnternet sitesinin kurulması ile birlikte benim gibi düşünen bir çok Anadol dostu ile tanışma şansına sahip oldum. Bu sevginin yurtdışında yaşayan bir çok  vatandaşımız tarafından sürdüğünü, bana gelen -bazen ağlamaklı- telefonlardan anlayabiliyorum. Anadol’un tekrar üretilmesi gibi bir beklentim yok. Tek umudum, uğraşım hiç olmazsa mevcut Anadol’ların korunması.

Sevgiyle kalın,

Not: "Yılların Hayalini Hakikat Yapan Anadol" kitabı ile ilgili daha geniş bilgi için lütfen tıklayınız.