Ersin BAL AKŞAM / 15 Şubat 2007
Cumhurbaşkanı Sezer'in oğlunun Çankaya Köşkü'ndeki nikah törenine, 31 yıllık Anadol marka otomobiliyle gelen emekli Yargıç Ali Hüner, meslektaşlarından çok farklı bir hayat sürüyor.
Ankara'ya 40 kilometre uzaklıktaki Elmadağ İlçesi'nde bir bağevi... Elektriği ve suyu yok... Bağevinin önünde 31 yıllık Anadol marka bir otomobil... Evin tahta bahçe kapısından girip saatlerce, meyve ağaçlarıyla, toprakla uğraşan bir emekli yargıç... Ali Hüner... O, Anayasa Mahkemesi eski Üyesi ve Uyuşmazlık Mahkemesi eski Başkanı. Üç ay önce emekli olan Hüner, devletin üst kademelerinde görev yaptıktan sonra, yıllardır özlemini çektiği bir hayata başlamış. O'nun özlemleri, meslektaşları ve tepe noktalarda görev yapmış bürokratların emeklilik hayallerinden çok farklı.
Bağevinde yaşam
Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer'in oğlu Levent Sezer'in Çankaya Köşkü'ndeki nikahına 1973 model Anadol marka otomobiliyle katılarak dikkati çeken Ali Hüner, Elmadağ'daki dede toprağında kurduğu mütevazı dünyasında yaşıyor. Dedesinden babasına, babasından da kendisine kalan bağevinde doğayla iç içe bir hayat süren Hüner, zamanının büyük bölümünü elektriği ve suyu olmayan iki göz odalı evinde ve bahçesinde geçiriyor. Hüner'in günlük yaşamı da otomobili gibi son derece mütevazı. Bahçeden arta kalan zamanını kahvehanede çocukluk arkadaşlarıyla geçiren Ali Hüner, kimi çiftçi, kimi esnaf olan arkadaşlarıyla pişbirik, okey, tavla oynuyor. Okeyde yenildiği zaman sinirlenip 'sövdüğünü' söyleyecek kadar da açıksözlü bir kişi olan Hüner, ilginç dünyasını AKŞAM'a anlattı:
Limuzin mi kiralasaydım
Gazetelerin 'Anadol'la Köşk'e gitme' olayını neden haber yaptığını anlayamadığını belirten Ali Hüner, 'Cumhurbaşkanlığı Köşkü'ne Anadol marka otomobille gidilmez diye bir kanun mu var. Düğüne gidiyorum diye limuzin mi kiralayacaktım' diyor.
Cumhurbaşkanı Sezer'in gösterişe, lükse önem vermeyen bir insan olduğunu söyleyen Hüner, şunları söylüyor: 'Cumhurbaşkanı, hem benim hem de eşimin sınıf arkadaşı. Köşk'e yeniden gitmem gerekse yine aynı otomobili kullanırım. 30 yıldır kullandığım otomobilimden çok memnunum ve değiştirmeyi düşünmüyorum. Zaten protokole hiçbir zaman alışamadım. Anayasa Mahkemesi üyeliği ve Uyuşmazlık Mahkemesi Başkanlığı döneminde de bu böyle oldu.'
Cumhurbaşkanı elmalarımın tadını iyi bilir
Elmadan, cevize kadar meyve veren onlarca ağaçla dolu bahçesinde para geçmediğini belirten Ali Hüner, isteyen herkesin meyvelerden yararlanabileceğini söylüyor. Bahçenin meyvelerini yıllarca Anayasa Mahkemesi'ndeki arkadaşlarına dağıttığını da anlatan Hüner, 'Elmalarımın tadını Cumhurbaşkanı Sezer de iyi bilir' diyor. Emekliliğinden bir süre önce bahçede Anayasa Mahkemesi Başkanı Mustafa Bumin ile mahkeme üyelerini ağırladığını belirten Hüner, o günü şöyle anlatıyor: 'Kendilerini karınca kararınca ağırladım. Başkan Bumin, bana üç tane ceviz fidanı hediye etti. O fidanları da kendi ellerimle bahçeye diktim.'
Gençlerin ALİ BABA'sı
Ali Hüner; eşi Özden Hanım, Cumhurbaşkanı Sezer, Anayasa Mahkemesi Başkanı Mustafa Bumin ve Yargıtay Başkanı Eraslan Özkaya ile Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nden sınıf arkadaşı. Bahçeye olan aşırı tutkusu nedeniyle Özden Hanım'ın endişelendiğini kaydeden Hüner, 'Bir kızım ve bir oğlum, Barış, Barkın ve Murat adında üç de torunum var. Elmadağ'daki evimiz tamamlandıktan sonra bütün aile hafta sonları buluşup, hep beraber bahçeye geleceğiz' diyor. Elmadağlı çocukluk arkadaşlarının kendisine ismiyle hitap ettiğini, daha gençlerin ise 'Ali Dayı' ve 'Ali Baba' dediklerini anlatan Hüner, esnafın ise daha çok, 'Hakim Bey' veya 'Ali Bey' diye seslendiğini söylüyor.
Amele sandılar
Ali Hüner, üç yıl önce trafik kazası geçirir. Kendisini kurtarmaya gelenlere, Gülhane Askeri Tıp Akademisi'ne (GATA) götürmelerini ister. Hüner, GATA'da ki ilginç olayı şöyle anlatıyor: 'Üzerimde çamurlu elbiselerim olduğu için ilk müdahaleyi yapan, rütbeli doktorlar beni amele zannettiler. Şaka yolla takılıp 'dayı kaza sırasında kafan iyi miydi?' diye sordular. Ben de 'Gençler, ben kıdemli hakim albayım. Anayasa Mahkemesi Üyesiyim ve Uyuşmazlık Mahkemesi Başkanıyım. Cumhurbaşkanı birazdan gelir ona göre' diye uyardım. Şok geçirdiğimi sandılar. 15 dakika sonra Cumhurbaşkanı Sezer hastanede ziyaretime gelince, şoka giren, bana inanmayan doktorlar oldu.
Bu bahçe bana huzur veriyor
Ali Hüner'in iki çocuğuna vasiyeti, dede toprağı olan bahçenin satılmaması. Çocukluğunun, gençliğinin geçtiği Elmadağ'dan hiçbir zaman kopmadığını anlatan Hüner, emekli olmadan önce cuma günlerini iple çektiğini söyledi. Hüner, bunun nedenini ise şöyle açıkladı: 'Cuma günleri benim için, toprakla, doğa ile buluşmak anlamına gelirdi. Mesai biter bitmez, otomobilime atlayıp, soluğu dede toprağı Elmadağ'da alırdım.' Elmadağ yakınlarında inşaatı yeni tamamlanmış bir kooperatif evi olduğunu, evin tadilat işlerinin devam ettiğini belirten Hüner, 'Böylece bahçeye daha sık gidebileceğim. Çünkü burada çalıştığım zaman huzur buluyorum' dedi.
Ali Hüner kimdir
1939 yılında Ankara'nın Elmadağ ilçesinde doğan Ali Hüner, Hukuk Fakültesi'ni bitirdikten sonra Askeri Hakim olarak Türk Silahlı Kuvvetleri'ne katıldı. Askeri Yüksek İdare Mahkemesi'ne (AYİM) atanan Hüner, Kıdemli Hakim Albay rütbesiyle AYİM Üyeliği ve AYİM Başsavcılığı görevlerinde bulundu. 1993'te Anayasa Mahkemesi asil üyeliğine seçilen Hüner, 1999'da ise Uyuşmazlık Mahkemesi Başkanlığı'na getirildi. Hüner, 2004'te yaş haddinden emekli oldu.
Sayın Ali Hüner , Anadol'u ile Cumhurbaşkanlığı köşküne çıktıktan hemen sonra AOD tarafından ziyaret edildi . Bu ziyaret ile ilgili resimleri aşağıda bulacaksınız.
{gallery}alihuner{/gallery}