Derlemeler, değinmeler...

Levent Köprülü   Oto Kolik    25 Nisan 2004

Bu hafta yazı yazmaya otururken, nedense içimde bir burukluktur gidiyordu... Bu halen devam etmekte, ancak hayatın akıp gittiğini, içlerimizde olup bitenleri kesinlikle kaale almadığını hatırladığımda, tuşlara basmaya başlamıştım bile...
Evet, ülkemizin büyük sanayicilerinden Sakıp Ağa'yı kaybettik. Cenazesi, şu sıralar toprağa verilmiş olacak... Canan Özgün'ün ropörtaj konuğu olmasını arzu ettiğim dönemde kendisi hastalığı için Amerika'daydı. Daha sonra Türkiye'ye dönmüştü. Ve Canan, uzun uğraşlardan sonra onu sayfalarımıza konuk etmeyi başarmıştı... Otomobil dostu olan, "kızım" diye sevdiği otomobillerini anlatan Sabancı, belki de son ropörtajlarından birini vermişti Milliyet Otomobil gazetesine... Her zaman olduğu gibi, tüm içtenliğiyle... Aslında bunlardan söz etmek, bana gerçekten kötü geliyor, ancak gerçekten de bunları tüm sıcaklığıyla hatırladığım için sizlerle paylaşıyorum. O kendine has üslubunu çok özleyeceğimizi bildiğimden... Allah'tan rahmet diliyorum... Sevenlerine de sabır...

* * *

Hayat devam ediyor demiştik ya, yeniliklerimiz de öyle... Farklı ve güçlü otomobiller kullanmak isteyen, standart otomobiline ayrıcalık katmak, onu daha güçlü hale getirmek isteyen otomobil tutkunları, son birkaç yıldır modifiye, daha doğrusu "tuning" konusuna acayip derecede sarmış durumda... Aslında bundan yıllar önce, gazeteciliğe ilk başladığım yıllarda, ilk yaptığım haberlerden birinin, otomobil aksesuvarları ile igili olduğunu hatırlayınca, bize çok da uzak bir zevk olmadığını söyleyebilirim. Anca o dönemlerde sadece bir veya birkaç firmanın özel çalışmalarıyla ürettiği "kit"ler vardı. Marşpiyel (öyle deniyor halk arasında), farklı fiber tamponlar, bagaj üstü spoiler, fiber radyatör ızgaraları ve alaşım jantlar... "Doğan görünümlü Şahin" olayı da, böyle bir tutkunun, aksesuvarlı araç kullanma tutkusunun ürünü değil miydi?
Tabii şimdilerde, yani son birkaç yıldır imkanlar ve istekler biraz daha farklı. Herkes, otomobilini daha özel hale getirmenin çabasıyla, çeşitli firmalara koşuyor. Onlar da yurtdışında çıkan, her modele göre ayrı geliştirilmiş aksesuvarları, anında Türkiye'ye getiriyorlar. Uzun lafın kısası, bu haftadan itibaren Milliyet Otomobil'de modifiye köşesi de olacak. Tutkunlarına duyurulur...

* * *

Laf, lafı açıyor ama, "tutkun" deyince, benim de "hassas" olduğum bir konudaki tutkunları da unutmadım... Anadol... Sürekli olarak yazılarımdan da destek vermeye çalıştığım "Anadol bilinci"nin meyveleri, ardı ardına gelmeye başladı. Tabii şimdilik küçük, ancak ileride gelişeceğini umduğum bir tutku bu... Geçtiğimiz günlerde İstanbul'da biraraya gelen küçük bir grup Anadol sahibi ve tutkunu, güzel bir tablo oluşturmuşlar ve bana da bu buluşmadan fotoğraflar yollamışlar... Tekrar söylüyorum, fırsatınız varsa, siz de bir "Anadol evlat edinin!" ve yitip giden değeri, hurda indirimine kurban etmeyin lütfen...

* * *

Yine çok gevezelik ettiğimin farkındayım... Ancak anlatacaklarım hala bitmemişti oysa... Neyse, haftaya kaldığımız yerden devam ederiz... Tabii tekrar bu satırlarda buluşabilmemiz, sohbetimize devam edebilmemiz için güzelim aracınızı dikkatli kullanmanız, trafikte sağ kalmanız, kendinize ve başkalarına zarar vermemeniz, şu güzelim bahar günlerinin tadını çıkartmanız gerekiyor!..