Levent Köprülü Oto Kolik 2 Haziran 2004
Yaklaşık olarak 20 haftanın üzerinde bir zamandır, hemen her yazıma Anadol ile ilgili bir unsur koymaya çalıştım. Ama kıyısından, ama köşesinden, bir yönüyle ele almaya, alamadığım dönemlerde ise en azından bir fotoğrafla hatırlatmaya çalıştım... İstedim ki, Türkiye'nin tek seri üretim yerli markası olan ve Türk otomotiv sanayine öncülük eden Anadol, hurda indirimi ve diğer etkenlerle silinip, gitmesin...
Şimdi, böyle başladım diye, "pes ettim" ya da "tepemin tası attı" gibilerinden bir anlam çıkmasın... Zira, gerçekten somut bir sonuca ulaşmadan, bu işin peşini bırakmaya hiç niyetim yok. Hele de onları, kuzu kuzu giderken ya da parketmiş olarak görürken... Ve yine üstelik, "akmasa da, damlar" türünden tepkiler alırken...
Tepkilerin neler olduğunu tek tek buraya sıralamaya kalksam, tüm sayfayı işgal etmiş olacağım. Ancak şu kadarını söyleyeyim, bana ulaşan tepkilerin, artık "Anadol kardeşliği" gibi bir düzeye geldiğini gördükçe nasıl seviniyorum anlatamam. Bana telefon ederek, elindeki Anadol'unu, kıt kanaat imkanlarıyla restore etmeye çalıştığını ve bazı konularda yardımcı olup olamayacağımı soranların yanında, eskiden sahip olduğu Anadol'u aratıp bulanları biliyorum... Hatta bana mail gönderip, bu konuya parmak bastığım için teşekkür edenleri de... Ve tabii ki, bir şekilde biraraya gelerek, bu otomobil için birlikte bir şeyler yapmak için çalışanları da...
Modeli ne olursa olsun, bir Anadol sahibi olmak, "evlat edinmek", belki de ileride bir Anadol müzesi veya kulübü kurmak, onunla ilgili "tek elden" aktiviteler düzenlemek, otomotiv sanayimizin geçmişini hatırlamak açısından da yararlı olacak diye düşünüyorum...
* * *
Bu hafta, benim bildiğim, ancak bilmeyenler olabileceğini düşünerek anlatmak istediğim bir hikaye var. O da, FW 11'in hikayesi...
Ona literatürde, "Reliant FW 11" deniyor. Çünkü Anadol'un yaratılmasında, o dönemlerde fiberglass araçlar imal eden, İngiliz üretici Reliant'ın imzası vardı. 1970'li yılların sonlarına doğru dünyaca ünlü İtalyan tasarım atölyesi Bertone'den Marcello Gandini tarafından çizilmişti. Gandini, ultra performanslı spor otomobillerin üreticisi Lamborghini için Miura ve Countach modellerini tasarlayan isimdi. FW 11, o dönem için oldukça yenilikçi unsurlar taşıyan, önde bağımsız süspansiyonlu, elektrikli camları olan, 1.3'den başlayıp, 2.8 lt. V6 motor seçenekleriyle imal edilebilecek bir araç şeklinde tasarlanmıştı. Bu araçlardan kaç adet prototip üretildiği tam bilinmese de, birinin Anadol markasıyla Türkiye'ye gönderildiği, diğerininse, 1980 yılında İngiltere'de Birmingham Motor Show'da Reliant Scimitar ismiyle sergilendiği belirtiliyor. O dönemlerde, ülkemiz koşullarında pahalıya malolacak bu projenin gerçekleşmemesi üzerine, rivayet odur ki, bu araç o dönemde Fransız Citroen'in, GS modelinin yerine üretmeyi düşündüğü modele öncülük etti. Yani BX'e... Ve yine duyduğum kadarıyla, Türkiye'deki FW 11, şu sıralar günışığına çıkmak üzere restore ediliyor... Bu yazımı okuyanlara, Rahmi Koç Müzesi'ne gitmelerini öneriyorum... Özellikle de 1-2 Mayıs tarihlerinde... Orada birbirinden güzel klasikleri göreceksiniz... Ve tabii ki, çok iyi korunmuş Anadol'ları da...
Sağlıcakla kalın...