Anadol, 40 yaşına bastı...

Mehmet Y. YILMAZ   Hürriyet   15 Temmuz 2006

Dün Hürriyet'te yayımlanan bir ilan nedeniyle farkına vardım.

Anadol, 40 yaşına girmiş.

İlanı veren Pressan isimli şirket de kırkıncı yılını kutluyor.

Zaten şirketin kuruluşuna neden olan şey Anadol'un Türkiye'de üretilmeye başlaması.

Anadol, ilk Türk otomobili olarak çocukluğumun rüyalarından biriydi. Bir gün büyüyüp bir Anadol sahibi olmayı hayal ettiğimi hatırlıyorum.

Teknolojisi belki bugünün koşullarına göre çok geriydi ama o tarihte Türkiye'de bir otomobilin üretilmesi, bir girişimcinin buna cesaret edebilmesi başlı başına bir olaydı.

Çünkü o tarihte "yerli mallar haftası"nda okuldaki sıralarımızın üzerinde sadece kuruyemişler ve mevsim meyveleri olurdu. Bir de İş Bankası kumbarası.

Önceki gün de yine Hürriyet'te bir haber vardı. Türkiye, ticari motorlu araçlar üretiminde dünyanın lider ülkelerinden birisi haline gelmiş.

Artık "yerli mallar haftası" da eskisi gibi kutlanmıyor. Kuruyemişler belki yine yeniliyordur ama müfredat yerli mallar haftasında AB ve Gümrük Birliği bilgilerinin verilmesini de içeriyor. Gücüne güvenen, rekabetten korkmayan ve gümrük duvarlarının arkasına saklanmamayı başaran Türkiye'nin kırk yılda nereden nereye geldiğini gösteren bir haber bu.

Bugünün çocukları Anadol'u sadece eski fıkralardaki komik öykülerden hatırlıyorlar.

Onlara Anadol'un nasıl bir devrimin ilk ateşi olduğunu anlatabilirsek, bugün yaygınlaştırılmaya çalışılan korkuların da içi boş bir safsatadan ibaret olduğunu daha iyi öğrenebilecekler.